Irak yumurtanın vergisini artırdı, ihracatçı tedirgin

Sedat ALP Son iki yıldır ihracatında gerileme yaşanan yumurtada 2017’nin ilk üç ayında ortaya çıkan rakamlar üreticinin yüzünü güldürdü. 2016’nın ilk 3 ayında 64 milyon dolar
...

Buğday ithalatında ‘geçici’ Ukrayna perdesi açılıyor

Türkiye’nin Rusya’dan buğday başta olmak üzere ithal ettiği toplam 6 ürüne uyguladığı yüzde 130’luk gümrük vergisi, Türk ithalatçıları geçici çözümlere yöneltti. İthalatçılar, Rusya’nın boşluğunu geçici
...
Anasayfa | ANASAYFA | Gıda ve Sağlık Haberleri | Tarım ve gıda etiği konusunda ilk adımı attılar!

Tarım ve gıda etiği konusunda ilk adımı attılar!

Bu konu tarihinde yayınlandı  71 defa okundu 
Yazı ebatı: Decrease font Enlarge font
Tarım ve gıda etiği konusunda ilk adımı attılar!

Yaşamın vazgeçilmezleri olan tarım ve gıdada etik konusunda Türkiye’de bir ilk olan Uluslararası Katılımlı Türkiye 1. Tarım ve Gıda Etiği Kongresi Sonuç Bildirgesi yayınlandı.

Uluslararası Katılımlı Türkiye 1. Tarım ve Gıda Etiği Kongresi, 10-11 Mart 2017 tarihlerinde Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi’nde gerçekleşti. Türkiye Felsefe Kurumu Başkanı Prof. Dr. İoanna Kuçuradi’nin açılış konferansı ile başlayan Kongreye, tarım ve gıda etiği ile ilgili farklı disiplinlerden geniş bir katılım oldu. Gıda ve ziraat mühendisleri ile veteriner hekimler yanında; hukukçu, iktisatçı, ilahiyatçı, felsefeci, şehir plancı bilim insanlarının sunum yaptığı kongrede, 15 çağrılı bildiri yanında 28 sözlü bildiri ve 35 görsel (poster) sunum yer aldı.

Kongrenin yabancı konukları

Ulusal bir kongre olmakla birlikte Türkiye 1. Tarım ve Gıda Etiği Kongresi’ne yurt dışından da çok sayıda isim katıldı. Tarım etiği kavramını dünyada ilk kez kullanan ve bu alanda çok sayıda eseri bulunan ABD’li Paul B. Thompson, Colorado Devlet Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Robert L. Zimdahl, BM Gıda Hakkı Raportörü Prof. Dr. Hilal Elver kongrenin ilk oturumunda konuşma yaparken, Avrupa Tarım ve Gıda Etiği Birliği (EuroSafe) önceki Başkanı Prof. Dr. Carl Walter Matthias Kaiser, Nahcivan Devlet Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Saleh Meherremov, Wageningen Üniversitesi Felsefe Kürsüsünden Prof. Dr. Bart  Grammen, Londra merkezli Gıda Etiği Konseyinden Geoff Tansey ve Almanya Tüketici Birliğinden Selvihan Koç, yurt dışından katılan diğer isimler oldular.

Tarım ve Gıda Etiği Konseyi kurulmalı

Uluslararası Katılımlı Türkiye 1. Tarım ve Gıda Etiği Kongresi Sonuç Bildirgesi, Kongre Başkanı Prof. Dr. Cemal Taluğ tarafından açıklandı.

Katılımcılar, kongreyi; doğa dostu, sürdürülebilir ve adil bir tarım ve gıda sisteminin temel bileşenlerinden olan etik duyarlılığın ülkemizde gelişmesinde tarihi ve öncü bir adım olarak nitelendirirken, Türkiye’de kamu kurumları, özel sektör, meslek kuruluşları ve sivil toplum kuruluşları temsilcilerinin oluşturduğu bir “tarım ve gıda etiği konseyi” bulunmamasının önemli bir eksiklik olduğunun altı çizilerek, özerk yapıda bir konseyin kurulması önerildi.

Bildirgeden diğer bazı başlıklar da şöyle:

“Kongrede tarım ve gıda sisteminde üretici ile tüketici arasındaki mesafenin kısaltılması üzerinde önemle durulmuştur. Bunun, ülkemizde gıda ürünlerinde yüksek olan tüketici fiyatlarının makul düzeylere düşürülmesini, aynı zamanda üreticinin emeğinin karşılığını daha adil biçimde almasını sağlayacağı üzerinde görüş birliği oluşmuştur.

Tüketicilerin bilgilenme hakkının mutlaka korunması ve geliştirilmesi, tüketici eğitimine önem verilmesi ve tüketicilere yönelik bilgi kirliliğinin önlenmesi için gerekli çalışmaların yapılması gerekliliğinin önemle altı çizilmiştir.

Güvenli, yeterli ve sürekli gıdaya erişim, bir insan hakkı

Güvenli, yeterli miktarda ve sürekli gıdaya erişimin bir insan hakkı olduğu vurgulanarak; yoksullukla mücadelenin esas yönteminin yoksulların gıdaya ulaşım kapasitelerini ve olanaklarını geliştirmek olduğu belirtilmiştir. Gereken durumlarda yapılması halinde, gıda yardımlarının insan onurunu gözeten biçimde yapılması ve hiçbir farklı çıkara hizmet amacı gütmemesi üzerinde durulmuştur.

Tarım topraklarının ve meraların amaç dışı kullanımının önlenmesi, toprak erozyonuyla mücadele edilmesi, toprak ıslahının geliştirilmesi, tuzlanma ve çoraklaşmanın durdurulması, toprak kirliliğinin önlenmesinin yaşamsal önemi vurgulanmıştır.

Sulama yönetimi alanındaki çağdaş gelişmelerin ülkemizde de ivedilikle hayata aktarılması önerilmiştir.

Yasa ve yönetmeliklerde yer alan yerel ve atalık tohumların yaşayarak korunmasını engelleyici hükümlerin kaldırılması önerilmiştir. Biyolojik çeşitliliğin her anlamda korunması vurgulanmıştır.

Ülke tarımının iklim değişikliğine uyumu alanında çok daha hızlı hareket edilmesi üzerinde görüş birliği oluşmuştur.

Ülkemizde tarım ve gıda üretim faaliyetlerinin doğa dostu bir anlayışla geliştirilmesi için her türlü önlemin alınması, özellikle teşvik ve desteklemelerde bunun olmazsa olmaz bir koşul haline getirilmesi benimsenmiştir.

Gıdada taklit ve tağşişin önlenmesi

Yerel tüketimin teşvik edilmesinin, küresel iklim değişikliğini önleme ve karbon ayak izini azaltma mücadelesi açısından yararı olacağı ortaya konulmuştur.

Tarım işçilerinin sosyal güvencelerinin sağlanmasının ve çalışma koşullarının iyileştirilmesinin tarım etiğinin öncelikli konularından birisi olduğu üzerinde görüş birliği sağlanmıştır. Adil ticaretin önemi vurgulanmıştır.

Gıdada her türlü taklit ve tağşişin önlenmesi için; gıda denetimlerinin artırılması, gıda denetçilerinin bağımsızlığının sağlanması, gıda üretiminde istihdamı zorunlu personel olarak görev yapmakta olan meslek disiplinlerinin görevlerini bağımsızca yapacakları ortamların oluşturulması ve kamunun bu alanda meslek kuruluşları ve sivil toplumla işbirliği yapmasının önemi vurgulanmıştır.

Anadolu insanın değerleriyle çatışan gıda kayıpları ve israfının en aza indirilmesini sağlayacak bir planlama yapılması önerilmiştir.

Tarım ve gıda etiğinin yükseköğretim sistemimizde daha geniş ve etkin olarak yer alması, bu alanda lisansüstü eğitim programları açılması ve akademik birimler kurulması önerilmiştir.

Tarım ve gıda alanında bilimsel araştırmalara kamunun daha fazla yatırım yapmasının ve fon ayırmasının öneminin altı çizilmiştir. Bunun toplumsal ve çevresel alandaki araştırmaların gelişmesini sağlayacağı ve araştırmacılara bağımsızlık sağlayarak araştırma etiğini olumlu etkileyeceği belirtilmiştir.”

Yorum beslemesine abone olun Yorumlar (0 gönderilen)

toplam: | gösteriliyor:

Yorum gönder

  • Kalın
  • Italik
  • Altı çizili
  • Alıntı

Lütfen resimde gördüğünüz kodu girin:

Captcha
  • Arkadaşına gönder Arkadaşına gönder
  • Sayfayı yazdır Sayfayı yazdır