Tarım işçisinin ekmek kapısı: Turp

Türkiye'nin turp ihtiyacının büyük bölümünün karşılandığı Osmaniye'nin Kadirli ilçesinde, her yıl kış aylarında yaklaşık 5 bin kişi geçimini turp tarlalarında çalışarak sağlıyor. İlçede "bacasız fabrika" diye
...

Tarım Bakanı: Palm yağı araştırılacak

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, Türkiye'de palm yağı kullanılan ürünler konusunda bilimsel bir çalışma yapılmasının kararlaştırıldığını belirterek, "Yapılacak çalışmanın sonuçları kamuoyu ile paylaşılacak
...
Anasayfa | KÖŞE YAZILARI | Prof. Dr. Mehmet MERT | Toprağa ve Suya Hücum

Toprağa ve Suya Hücum

Bu konu tarihinde yayınlandı  3603 defa okundu 
Yazı ebatı: Decrease font Enlarge font
Toprağa ve Suya Hücum

Dünya nüfusunun hızlı artışı, buna bağlı olarak artan kentleşme ve sanayileşme, giderek hızlanan teknolojik gelişme süreçleri, dünyanın doğal kaynaklarının hızla tükenmesine, doğal dengenin bozulmasına ve tarım alanlarının daralmasına neden olmuşlardır. Ayrıca küresel iklim değişikliğinin bir sonucu olarak yaşanan kuraklık ve sel baskınları, tarımsal üretimi tehdit etmektedir. Önümüzdeki dönemlerde bu tehdidin artarak devam edeceği kesindir. İklim değişiklikleri ile birlikte yeraltı su kaynaklarının azalması da gelecekte tarımsal arzı olumsuz etkileyecek faktörler arasındadır.

***

Son yıllarda enerji fiyatlarındaki dalgalanmalar, insanları alternatif enerji arayışlarına itmiştir. Bunlardan, bitkilerden elde edilebilen biyoyakıtlar öne çıkanlar arasındadır. Tarımsal alanların beslenme amacı dışında tahsisi, var olan tarımsal arz sorununu daha da daraltacağı anlamına gelmektedir. 

***

Bütün bu gelişmeler, TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Üyesi Sayın Prof.Dr. Bülent Gülçubuk’un bildirdiğine göre, ülkeleri gıda ve su güvenliği telaşı içine sokuyor. Sonuçta, başka ülkelerin topraklarına ve suyuna hücum başlıyor.

*** 

2013 yılında yayınlanmış “Global land and water grabbing” isimli bilimsel çalışmaya göre 41 ülke başka ülkelerden toprak kiraladı (kapatan), 62 ülke ise topraklarını ikinci bir ülkeye kiraya verdi (kapatılan). Bu şekilde, dünyada kapatılan arazi miktarı 47 milyon hektar. Yani ülkemiz tarım alanlarının nerdeyse iki katına eşit bir alan. En çok arazi kapatan ülkelerin başında, sırasıyla İngiltere, ABD, Çin, Birleşik Arap Emirliği, İsrail, Mısır, Güney Kore, Hindistan; en çok kapatılanların başında ise Kongo Demokratik Cumhuriyeti, Endonezya, Filipinler, Sudan, Avustralya, Brezilya, Tanzanya, Mozambik, Ukrayna, Etiyopya, Uganda, Liberya gibi ülkeler geliyor. En çok kapatılan arazilerin Afrika, Asya, Avustralya, Güney Amerika ülkelerinde olması dikkat çekiyor. Aynı kapatma durumu su için de geçerli.

***

Sabah Gazetesi’nin 29 Nisan Tarihli haberinden öğrendiğimize göre arazi kiralama yarışına ülkemizde katıldı. Haberde Sudan'dan 99 yıllığına, 780 bin hektarlık tarım arazisi kiralandığı, bu alanın Türkiye Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü ve özel sektöre açıldığı bildiriliyor. Bu arada ülkemizle ilgili olarak son 10 yılda milyonlarca hektar tarım arazisinin, çeşitli nedenlerle üretim dışı kaldığını belirtelim.

***

Günümüzün tarım ve suyla ilgili fotoğrafı bu. Amerika Birleşik Devletleri Ulusal İstihbarat Direktörlüğü, 'Küresel Eğilimler 2030: Alternatif Dünyalar' başlıklı raporunda 2030’da gıda, su ve enerji ihtiyacının, dünya nüfusu ve genişleyen orta sınıfın tüketim alışkanlıklarındaki yükselişinden dolayı, sırasıyla yüzde 35, 40 ve 50 oranın üzerinde artacağını öngörüyor. Bu öngörüye göre, gıdanın ve suyun daha da stratejik önem kazanacağı önümüzdeki 15-20 yıl içerisinde bu fotoğraf nasıl şekillenecek hep birlikte göreceğiz.

 

NOT: Sevgili okurlar, yıllık iznim ve yaz tatili için Eylül ayına kadar izninizi rica ediyorum. Hoşçakalın...

Prof.Dr. Mehmet MERT

İletişim E-Posta: mmert71@gmail.com

Yorum beslemesine abone olun Yorumlar (0 gönderilen)

toplam: | gösteriliyor:

Yorum gönder

  • Kalın
  • Italik
  • Altı çizili
  • Alıntı

Lütfen resimde gördüğünüz kodu girin:

Captcha
  • Arkadaşına gönder Arkadaşına gönder
  • Sayfayı yazdır Sayfayı yazdır