Irak yumurtanın vergisini artırdı, ihracatçı tedirgin

Sedat ALP Son iki yıldır ihracatında gerileme yaşanan yumurtada 2017’nin ilk üç ayında ortaya çıkan rakamlar üreticinin yüzünü güldürdü. 2016’nın ilk 3 ayında 64 milyon dolar
...

Buğday ithalatında ‘geçici’ Ukrayna perdesi açılıyor

Türkiye’nin Rusya’dan buğday başta olmak üzere ithal ettiği toplam 6 ürüne uyguladığı yüzde 130’luk gümrük vergisi, Türk ithalatçıları geçici çözümlere yöneltti. İthalatçılar, Rusya’nın boşluğunu geçici
...
Anasayfa | KÖŞE YAZILARI | Zırat Y. Mühendisi Hakan Ozan Erzincanlı | NARDA ÇATLAMA SORUNU İLE AKKUYU NÜKLEER ENERJİ SANTRALİ İLİŞKİSİ

NARDA ÇATLAMA SORUNU İLE AKKUYU NÜKLEER ENERJİ SANTRALİ İLİŞKİSİ

Bu konu tarihinde yayınlandı  5999 defa okundu 
Yazı ebatı: Decrease font Enlarge font
NARDA ÇATLAMA SORUNU İLE AKKUYU NÜKLEER ENERJİ SANTRALİ İLİŞKİSİ

Merhabalar.

Narda çatlama sorunun ile Akkuyu’ da nükleer santral kurulması arasında çok ciddi bir bağlantı vardır. Bakınız açıklayayım.

Narda çatlama, üreticiler için ciddi bir ekonomik sorundur.

Bakınız konu ile ilgili 26.10.2011 tarihli Yeni Asır Gazetesinin haberine:

“Denizli'de nar çatladı üretici zarara uğradı

Türkiye nar üretiminin yüzde 15'ini karşılayan kentte yağışlarla, gece ve gündüz arasındaki sıcaklık farkı, meyveyi olumsuz etkiledi.

Denizli'de, hem yağmur hem de gece ile gündüz arasındaki sıcaklık farkının fazla olması nedeniyle ağaçlardan hasadı yapılamayan nar çatladı. İhracata kilogramı bir liradan gönderilen nar çatlayınca, kilogramı 35-40 kuruştan meyve suyu fabrikalarına satılmaya başlandı.

Türkiye'nin nar üretiminin yüzde 15'ini karşılayan Denizli'de üretici zor duruma düştü.” 1

HASAN DURNA (DENİZLİ) / 26.10.2011

nükleer santral kalsiyum kaynaklarını etkiler

Kaş ve çevresindeki narların çatlaması dolayısı ile üreticiler nardan bekledikleri geliri elde edememektedir.

Üreticiler narda çatlamanın sebebinin yağışlar olduğunu düşünmektedir. Doğrudur.

Ancak bilinmelidir ki toprak kalsiyum bakımından dengeli olduğunda ve bu kalsiyum bitkiye yeterince geçtiğinde meyvelerde çatlama en az seviyede olmakta, çoğunlukla olmamaktadır.

Toprak besleme açısından kalsiyum önemli bir kaynaktır

Aslında yağmur çatlamanın dolaylı sebebidir. Siz meyveye uygun besinleri verdiğinide çatlama olmaz. Nitekim sizin narlar çatlarken komşunuzun narında çatlak olmayabilir. Bu durumda biliniz ki komşunuz kalsiyum kullanmıştır. Çünkü,

Bilimsel açıklama: Kalsiyum noksanlığında meristem dokuların büyümesi yavaşlar, noksanlık belirtileri önce büyüme noktalarında ve genç yapraklarda kendini gösterir. Genç yapraklar deforme olur ve yaprak kenarlarında siyah ve kahverengi nekrozlar oluşur. Noksanlıktan zarar gören dokularda hücre duvarları eridiğinden buraları yumuşak bir yapı alır.

Herkesin anlayacağı dilden açıklama: nar kabuğu kalsiyum eksikliğinden çatlar (detay açıklaması yukarıda, anlayan anlamayana anlatsın)

 

Ancak kalsiyum toprakta çok zor ilerleyen bir besindir. Bunun iyi yanları toprağa kalsiyum verdiğinizde yapacağınız fazla verme hatalarının çok önemli olmaması (bitkiye zarar vermemesi) ve verilen kalsiyumun yıllarca toprakta kalabilmesi; her sene yeniden işlem yapma zorunluluğunun olmamasıdır.

Kötü yanı ise ürün verme aşamasına gelmiş bitkide kalsiyum eksikliği olduğunu anladığımızda bunu gidermek için topraktan kalsiyum verilmeye geç kalınmış olur. Ürün için olan kalsiyum o yıllık yapraktan verilir. Ancak bu aşamada sonraki yıllar için gerekli toz kalsiyumun da topraktan verilmesi gerekir.

Burada toz kalsiyum dediğimiz tarım kireci, dolomit denilen bir madenden üretilebilir. Bakınız meslektaşım Amaç Keskin konuyu bilimsel şekilde nasıl açıklamış (herkesin anlayacağı şekilde özetini yapacağım ben sonunda, hızlı geçebilirsiniz):

“Kireç terimi normal olarak toprak asitliğini düzeltmek için kullanılan kalsiyumlu bileşiklere verilen bir isimdir. Bu isim altında, yani kireç denince, prensip olarak öğütülmüş kireç taşı ve tebeşir akla gelir. Bunların içeriği de kalsiyum karbonattır. Pek çok ülkede magnezyumlu kireç taşı yatakları yaygın bir şekilde bulunmaktadır. Yani bu yataklar magnezyum karbonat ve kalsiyum karbonat karışımı halindedir. Bu malzemeler geniş oranda tarımda kireçleme işlerinde kullanılmaktadır. Magnezyumlu kireç taşları, mat sarı renkte dar şeritler halinde bulunabildiği gibi, bazen lokal sert magnezyum kireç taşları halinde de bulunabilir. Rengi kurşuni, kirmızımsı kurşuni renklerede olabileceği gibi, içerisinde saf olmayan maddeler az miktarda bulunsa bile, bu maddeler bu taşların kireçlemede kullanılmasına negatif bir etkide bulunmazlar. Magnezyumlu kireç taşlarının içerisinda bulunan magnezyum karbonat oranı % 3’ten % 45’e kadar değişik oranlarda bulunabilir. Ancak % 15’ten fazla magnezyum oksit (MgO) içerenler magnezyumlu kireç taşı olarak satılabilir. Böyle yüksek oranda magnezyum içeren kireç taşlarına çifte karbonatlı kireç taşları (CaCO3 MgCO3) veya dolomit denebilir. Bütün dolomitik kireç taşlarının saf kireç taşına göre daha az aktif olduğu, kimyasal reaksiyona daha yavaş girdiği, hatta asitlerle bile daha yavaş reaksiyona girdiği bilinmektedir. Bu özellik, yavaş etki sitenen koşullarda çok yararlı olabilir. Bir kireçleme malzemesi olarak magnezyumlu karbonat, kalsiyum karbonattan daha etkilidir. 84 kg saf magnezyum karbonat, 100 kg kalsiyum karbonatın nötralizasyon değerine eşittir. Yani aynı dereceki toprak asitliğini nötralize edebilir. Yani, magnezyumlu kireç taşlarının nötrzlizasyon değeri adi kireç taşına göre çok daha yüksektir. Durum böyle olduğuna göre, % 35 magnezyom karbonatlı bir malzemenin nötralizasyon değeri 61 iken, saf kalsiyum karbonatın nötralizasyon değeri 56 olmaktadır. Bununla birlikte pratik amaçlar için, magnezyumlu kireç taşları öğütülmüş kireç taşı ve tebeşirle eşdeğer olarak kabul edilebileceği gibi, daha üstün bir nötralizasyon değerine sahip olduğu da kabul edilebilir. En geniş kullanılan ve en uygun magnezyumlu kireç taşı şekli, öğütülmüş olan tipi, yani dolomittir. Öğütülmüş dolomitin kullanılması, saklanması ve dağıtılması son derece kolaydır. Kalsiyum karbonatlı kireç taşları için geçerli standartlar dolomit için de geçerlidir. Örneğin, arazi ıslahında kullanılacak olan öğütülmüş dolomitin en az % 40’ının 150 mm elekten geçmesi gerekir. Bundan daha ince öğütülmesinin pratikte hiç bir yararı yoktur ve tarımsal amaçlı kullanımlar için uygun değildir. Bununla birlikte, bazen piyasaya daha kaba öğütülmüş malzemeler de çıkarılır ve yerine göre tarımda kullanılır. Bu tip malzemelerin tümünün 5 mm’lik elekten, % 20’sinin de 150 mm elekten geçmesi gereklidir. Daha iri hazırlanmış dolomitin ise, tamamının 5mm’lik elekten, en az % 15’inin ise 150 mm elekten geçmiş olması gerekmektedir. Bu şekilde hazırlanmış malzemeler, daha ince öğütülmüş kireç taşlarına göre daha etkilidir, yani nötralizasyon değerine eşittir. Ancak çabut etki beklenen koşullar için çok kullanışlı değildir. Bununla birlikte, fazla yağış alan bölgelerde, kaba öğütülmüş dolomit, yıkanmaya karşı daha dayanıklıdır. Normal veya kaba öğütülmüş magnezyumlu kireç taşları, diğer kireçleme malzemeleri gibi, problemsi olarak standart kireç dağıtıcıları ile uygualanbilir ve tarlaya serpilebilir. Magnezyumlu Kireç Taşlarının Özel Kullanım Alanları Magnezyum en önemli bitki besin maddelerinden biridir. Yoğun tarım yapılan ve az gübre kullanılan yerlerde, kumlu topraklarda magnezyum eksikliği görülür. Bu gibi topraklarda, asiditeyi düzeltmek için yapılacak kireçleme işlemi için magnezyumlu kireç kullanılsa bile, magnezyum eksikliğini gidermek uzun vadeli bir iştir.”2

Özetle: Dolomit hem bir kalsiyum hem de magnezyum kaynağıdır. Hem besin eksikliği karşılarken toprağın bozulmuş asitliğini düzelterek toprağı tamir eder.

Herkesin anlayacağı dilden açıklama: Bozulmuş toprağa kireç taşı (dolomit) vermek onu tedavi etmek için yapılacak en önemli şeylerden biri olabilir.

Peki, bir maden toprağa yapay olarak verilmeli mi?

Eğer siz toprağı sürekli çapalamış, yapay olarak sulamış, yapay gübre ve ilaçlarla dengesini bozmuş iseniz toprak kendini tedavi etmek için böyle bir madene yapay olarak ihtiyaç duyuyor. Doğal bir alanda böyle bir ihtiyaç olmayacaktır.

Hangi kalsiyum kaynağı kullanılmalı?

En uygun doğal kalsiyum kaynakları organik kaynaklar olacaktır. Bu amaçla örneğin yıkanmış, kurutulmuş, toz haline getirilmiş midye kabuğu çok iyi bir kaynak olabilir. (Tatlı su midyesi tercih edilmelidir.) Bu bahsedilen organik kaynak, araziye en yakın kaynaktan elde edilmelidir. Örneğin yakındaki sübye işleme tesisinden alınan kalsiyum kabuklarının tozu. Ekonomik ve ekolojik açıdan en doğrusu yakından yüzyüze (doğrudan alıcı satıcı ile) iletişimli alış veriştir. Ancak maalesef ki toprağı organik kalsiyumla tedavi edebilecek kadar bol organik atık maddemiz yok. Büyük bir düzeltme için madenlere muhtaç gibiyiz.

Eğer maden kullanılacaksa ilçenize en yakın dolomit maden yatağındaki dolomitler kullanılmalı. Örneğin Kaş (Antalya) bölgesindeki nar bahçeleri için dolomit Mersin Aydıncık’ tan alınmalıdır. Yakında uygun maden yoksa (maden sodyumlu ise vs. gibi tarıma uyumsuz ise) bir sonraki maden yatağına bakılmalıdır. Bu durum hem ekonomik ve hem de ekolojik olarak çok faydalar sağlar. Aşağıdaki haritada yeşil işaretli noktalar Türkiye’ deki önemli dolomit yataklarını gösteriyor. Bunlar:

Mersin civarında Aydıncık, Mersin' in kuzeyi, Hatay, Antakya; Malatya' nın kuzeyi ve Kastamonu' dan Marmara Adasına dek uzanan fay hattı üzeri; Kırklareli ve Edirne' nin doğusu; İzmir Yarımadası 3

Turkiye_dolomit_yataklari.jpg

Resim 1: Türkiye Dolomit Magnezyum Barit Yatakları Haritası, ülkemizdeki önemli dolomit magnezyum barit maden yataklarının yerlerini göstermektedir. 3

Örneğin Aydıncık – Gülnar (Akkuyu nükleer santralinin yapılmak istendiği ilçedir Gülnar İlçesi) dolomitleri hakkında şöyle bir bilgi mevcut:

“Aydıncık ve Gülnar ilçeleri önemli dolomit yataklarına ev sahipliği yapmaktadır. Gülnar ve Aydıncık sahalarındaki dolomitlerin % MgO değerleri 18.5 ile 20.7; % CaO değerleri ise 32.05 ile 33.46 arasında değişmekte olup, toplam görünür+muhtemel rezervleri yaklaşık 10 milyar ton, toplam mümkün rezervleri ise 21 milyar ton olarak tespit edilmiştir.” 4

Ayrıca buradaki dolomitlerin özellikleri konusunda bir bilimsel çalışma şunu gösteriyor:

Aydıncık (Mersin) Yöresi Alt Liyas Dolomitlerinin Endüstriyel Hammadde Potansiyeli

Bu çalışma Aydıncık/MERSİN yöresi Alt Liyas dolomitlerinin (Cehennemdere Formasyonu, Dibekli Üyesi) endüstriyel hammadde potansiyelinin araştırılmasını amaçlamaktadır. ICP-ES analizleri birinci tip dolomitlerin ortalama % 20.76 MgO, % 31.10 CaO, % 1.59 SiO2+ Al2O3 ve ikinci tip dolomitlerin % 21.44 MgO, % 31.42 CaO ve % 0.63 SiO2+ Al2O3 içerdiğini gösterir. Bu veriler Alt Liyas dolomitlerinin endüstride hammadde olarak kullanılabilirliğini göstermektedir.”5

Hidrojen yakıtı kalitesinde gazifikasyon Yapabilmek için Dolomit Ucuz ve İyi Bir Kaynaktır (ancak her yerde yoktur. Gidip yakınında nüler reaktör kurulmazsa iyi amaçlar için kullanılabilir)

Gazifikasyon, 800-1000ºC’lik yüksek sıcaklıklarda bile gaz ürün içinde önemli miktarda katran üretir. Bu yüzden nikel katalizör ya da toz haline getirilmiş DOLOMİT kullanan ikincil bir reaktör gaz ürünü iyileştirmek ve katalitik olarak temizlemek için kullanılır. İdeal olarak, oksijen bu ünitelerde kullanılabilir fakat oksijen ayırma biriminin işleyişi küçük ölçekli ünitelerde maliyet açısından engel oluşturur.6

Geleceğin yakıtı hidrojen olacaktır.

Bakınız:

Isı ve patlama enerjisi gerektiren her alanda kullanımı temiz ve kolay olan hidrojenin yakıt olarak kullanıldığı enerji sistemlerinde, atmosfere atılan ürün sadece su ve/veya su buharı olmaktadır. Hidrojen petrol yakıtlarına göre ortalama 1.33 kat daha verimli bir yakıttır. Hidrojenden enerji elde edilmesi esnasında su buharı dışında çevreyi kirletici ve sera etkisini artırıcı hiçbir gaz ve zararlı kimyasal madde üretimi söz konusu değildir. Hidrojen gazı farklı yöntemlerle elde edildiği gibi su, güneş enerjisi veya onun türevleri olarak kabul edilen rüzgâr, dalga ve biyokütle ile de üretilebilmektedir. 7

Hidrojen üretim yöntemlerinden biri organik madde (biyokütle) gazifikasyon yöntemidir. Gazifikasyon işlemi kolaylıkla kükürtün elimine edilmesine olanak tanıdığından çekici bulunmaktadır. Ortalama olarak 6 kg kömürden 3.785 lt benzine eşdeğer 1 kg hidrojen elde olunur.

otogazifikasyon_sekil.jpg

Şekil 1: Oto-gazifikasyon sürecinin sadeleştirilmiş şematiği 8

Nükleer Gübre

Dahasını söyleyeyim: dolomitlere radioaktivite uygulayıp bizlere GDO tohum sattıkları gibi nükleer toprak iyileştiricisi satabilirler. Biz de bu durumda GDO' dan hiç de aşağı kalmayan bir bela ile uğraşacağız. Radyoaktif toprak iyileştiricisi! (Organik GDO gibi bir şey, belki daha kötüsü)

Özetin özeti:

Şimdi hepsini birleştirelim. Noktalı kısmı doldurun oynayalım, ben söylememiş olayım da siz bulun

………. endüstrisi Akkuyu’ da bir nükleer santral açarak hidrojen yakıtın yaygınlaşabilmesinin önüne geçebilecek. Tarım topraklarını harap edip insanları ve hayvanları endüstriyel gıda üretmek ve bu şekilde beslenmeye zorlayabilecek.

Endüstri kötüdür. Bazı endüstriler daha kötüdür. Kalkınma başkalarının sürünmesini teşvik ederek olur. Büyüme iyi değildir. İnsanların tembellik hakkı vardır, sürekli çalışmak iyi değildir. Ekolojik doğal yaşam, ekolojik kentler ve enerji mutlu bir yaşam ve ekonomi için olmazsa olmazdır.

İşte narda çatlama sorunu, toprakların ıslahı, tarım üreticisinin gelirleri ve Dünya enerji  planlaması arasındaki ilişkinin küçücük bir kısmı. Becerebildiğim kadarı ile anlattım.

Saygı ve sevgilerimle

 

 

Hakan Ozan Erzincanlı

 

Biyoteknolog / Ziraat Yüksek Mühendisi

 

tar-get Projeler Sorumlusu, www.tarimsal.com

Kaş, Antalya

 

IMAG1073.jpg

 

Kaynakça:

1 http://www.yeniasir.com.tr/Ekonomi/2011/10/27/denizlide-nar-catladi-uretici-zarara-ugradi

2 http://www.amackeskin.com/detay.aspx?idsi=61 [indirme: 12.11.2013]

3  http://www.berkaymadencilik.com.tr/dol_mag_ba.jpg  [İndirme: 12.11.2013]

4 http://www.mta.gov.tr/v2.0/turkiye_maden/maden_potansiyel_2010/Mersin_Madenler2012.pdf [indirme: 12.11.2013]

5 Mersin Universitesi, Mühendislik Fakultesi, Jeoloji Mühendisliği Bölümü, 33343, Çiftlikköy/MERSİN. Meryem Yeşilot KAPLAN, Muhsin EREN, Selahattin KADİR, MERSİN, meryemyesilot@mersin.edu.tr

6 Holladay J.D., Hu J., King D.L., Wang Y., “An Overview of Hydrogen Production Technologies”, Catalysis Today, 139, 244-260, 2009.

7 TC. Enerji Bakanlığı resmi web sitesi, http://www.eie.gov.tr/teknoloji/h_enerjisi.aspx [indirme 12.11.2013]

8 http://www.yesilbina.com/CEVRECI-KATI-ATIK-BERTARAFI_u24.html [indirme 12.11.2013]

Yorum beslemesine abone olun Yorumlar (0 gönderilen)

toplam: | gösteriliyor:

Yorum gönder

  • Kalın
  • Italik
  • Altı çizili
  • Alıntı

Lütfen resimde gördüğünüz kodu girin:

Captcha
  • Arkadaşına gönder Arkadaşına gönder
  • Sayfayı yazdır Sayfayı yazdır