Rusya'ya niyet Belarus'a kısmet

Ekonomik yaptırımlar kapsamında Rusya'ya ihraç edilemeyen domatesin yeni pazarı, Belarus ve Ukrayna oldu. Rusya, Türk hava sahasını ihlal eden Rus savaş uçağının düşürülmesinden sonra, 1 Ocak
...

Organik tarım desteği başvurularında son gün 24 Mart

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB)  Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, 9 Ocak 2017 tarihinde başlayan organik tarım desteği başvurularının 24 Mart 2017 Cuma günü mesai saati
...
Anasayfa | KÜTÜPHANE | BİTKİ BİLGİSİ | Gül (Rosa L.)

Gül (Rosa L.)

Bu konu tarihinde yayınlandı  10933 defa okundu 
Yazı ebatı: Decrease font Enlarge font

Genel Özellikleri

  • Milattan 500 yıl önce Çinliler tarafından kültüre alınan güller, çiçeklerinin kokusu ve güzelliği nedeniyle bahçıvanlar tarafından çiçeklerin kraliçesi olarak kabul edilmektedir.
  • Mayıs-haziran ayları arasında, pembe, beyazımsı, sarı, kırmızı renkli çiçekler açan, güzel kokuludur.Gövdeleri silindir biçimli, yesilimsi, esmer renkli, çok dallı ve dallar sik dikenlidir. Dikenlerin uçları kıvrık ve genellikle kırmızı renktedir. Yapraklar saplı ve kulakçıklı 5-7 yaprakçıklıdır. Çiçekler dallarında tek tek veya kümeler halinde bulunur. Çanak yapraklari 5 parçalı, taç yapraklari ise çok parçalıdır. Deniz seviyesinden itibaren, 3500 m yükseklige kadar, kâfi derecede rutubetli ve geçirgen topraklarda yetisir.

  • Dikildiği ilk yıldan itibaren çiçeklendiği için güzelliğini hemen gösterir. Bahçede grup veya tek olarak değerlendirilen çalı tipindeki güllerin yanı sıra; tırmanıcı, sarılıcı, yayılıcı güller pergola, çit, duvar kenarlarında, girişlerde, kapı ve pencere kenarlarında kullanılır. Son yıllarda ülkemizde de bulunabilen minyatür güller tüm yıl boyunca çiçeklenebildiklerinden, iç mekanda kullanılabildiği gibi, dış mekanda grup olarak ta dikilmektedir. Ağaç gülleri ise uzun bir gövde üzerine aşılanmış güllerdir, bahçelerde geniş alanlarda kullanılır. Bahçe düzenlemesinin en önemli bitkisel materyallerinden olan güller, farklı büyüklükteki saksı ve kaplar içinde özellikle balkonların süslemesinde de yer almaktadır.

    Sınıflandırılması

  • Alem : Plantae
  • Şube : Magnoliophyta
  • Sınıf : Magnoliopsida
  • Takım : Rosales
  • Familya : Rosoideae
  • Cins : Rosa L.
  • Tür : Rosa canina
  • Rosa dumalis
  • Rosa eglanteria
  • Rosa gallica
  • Rosa gigantea
  • Rosa glauca
  • Rosa laevigata
  • Rosa multiflora
  • Rosa persica
  • Rosa roxburghii
  • Rosa rugosa
  • Rosa stellata
  • Rosa virginiana

    Çoğaltma Teknikleri

  • Güller tohum,aşı,çelik ve daldırma yöntemiyle çoğaltılır.

    Tohum ile üretim

  • Tohumla üretim bir yandan yabani genç bitki elde edilmesinde ki bu aşılamada, anaç bitki olarak kullanılır. Diğer yandan da ticari amaçların dışında yeni varyetelerin araştırılmasında uygulanır. Bütün amatörler, bahçelerindeki güllerin olgunlaşmış tohumlarını toplayarak, tohum ekmekten hoşlanırlar. Fakat bu ekimlerle iyi kalite güllerin üretilmesi nadirdir. Tohumların hastalıksız, sağlam bitkilerden alınması doğrusudur. Temiz,saf,ağır dolgun ve çimlenme kabiliyetinin tam olması gerekir. Gül tohumları oldukça serttir. Ekildiği yıl çimlenmez. Çimlenmeyi kolaylaştırmak için sonbaharda toplanan ve temizlenen tohumlar katlamaya tabi tutulur. Tohumla ilk bahara kadar katlamada kalırlar hava ısınmaya başlayınca yavaş yavaş sulanmaya başlar. Çimlenen tohumlar kasalara veya tavalara 10 cm aralıklarla ekilir.eğer ekim çok sık yapılmışsa genç bitkilerin iyi gelişmesini sağlamak için seyreltme yapılmalıdır.

    Gül'de Tohum Üretimi Nasıl Yapılır?





  • Erkek gül bitkisinden henüz yeni açılmaya başlamış ancak tozlarını yayacak şekilde tam açılmamış olan çiçeklerinden biri seçilir.



  • Taç yaprakları nazikçe çiçek tablasından tutularak kopartılır.



  • Polenleri kullanmak üzere makas yardımıyla keserek bir kaba konur.



  • Polenler tamamen erkek çiçekten ayrılır.



  • Tozlanmayı gerçekleştirebilmek için bir tane henüz tam açılmamış dişi çiçek seçilir.



  • Taç yaprakları nazikce kopartılır.



  • dişi organlara zarar verilmemelidir.



  • Kaba aldığımız polenler bir iki gün içerisinde dişi çiçek ile tozlandırılmalıdır.



  • Yumuşak uçlu bir fırça ile polenlerin fırçaya yapışması sağlanır ve dişi organların üzerine sürtülerek tozlanma yapılır.



  • Tozlanma ve döllenme olduktan 2 ay sonra meyvesi oluşmaya başlar ve portakal büyüklüğüne ulaşır.



  • 3 ay sonra ise rengi sararmaya başlar. Bu aşamada meyvenin içinde tohumlar oluşmaya başlar.



  • 4 ay sonra (yani bu yaz sonlarını kapsar) meyve oluşumu tam olarak gerçekleşmiştir ve meyve tam olarak portakal rengini almıştır.



  • 6 ay geçtikten sonra meyvenin içi açılarak oluşan tohumlar çıkarılır.



  • Gül tohumları temizlendikten sonra Şubat sonlarında soğuk yastıklara alınarak fide oluşumu sağlanır.

    Aşı ile üretim

  • Güllerde en fazla T göz aşısı kullanılır.Bu aşıda ; Anaç aşı bıçağıyla T şeklinde çizik açılır ve kabuk hafifçe kaldırılır. Kalemden aşı bıçağı ile göz (Yaprak sapı ile birlikte) çıkarılır. Çıkarılan göz anaçta bulunan T şeklindeki bölgeye yukarıdan aşağıya doğru itilerek yerleştirilir.Daha sonra aşı yeri düzgün bir şekilde aşı ile bağlanır.



    Çelik ile üretim

  • Çelikleme yoluyla aşısız, toprak altı ve üstü kısımları çeliğin tür veya varyetelerinin özelliklerini taşıyan gerçek güller elde edilir. Ancak verim periyodu aşı ile üretilen bitkilere göre daha kısa olup ortalama 4 yıldır, 2-3 yıl sonra da toprak yorgunluğu ortaya çıkar. ayrıca , çeliklemeyle elde edilen güller diğerine göre daha az dayanıklı, daha zayıf ve hastalıklara duyarlı, çiçekleri de daha küçüktür. Çelikleme üretim ile, aşı ile üretime göre daha uzun sürede gelişmiş bitki elde edilir. Çelikleme üretim elverişli koşullarda tarlada yada seralarda yapılabilir. Çelik alınma zamanı ağustos sonundan marta kadar olan önemlidir. Çelikler çiçeksiz yıllık dalardan veya odunlaşmış sürgünden adi,dipçikli tarzlarda alınabilir. Erken dönemde alınan (haziran sonu) çelikleri (yarı odunsu) üzerinde yaprakların bırakılması, bitkinin kallus dokusu oluşturmasına ve yapraklarda doğal olarak üretilen hormonlar vasıtasıyla çeliğin kolay köklenmesi yardımcı olmaktadır. Yapraksız çeliklerde gövde uzaması erken, kök gelişmesi geç olur. Bununla beraber yapraksız, yani sonbahar sonu ya da kışın alınan sert-odun çelikleri köklenme yüzdeleri yapraklı, yani yeşil çeliklere göre daha yüksektir.

    Daldırma ile üretim

  • İlkbahar ya da sonbaharda yapılır.Çelikle üretimi zor olan güller ve sarmaşık güllerinin üretiminde tercih edilen bir yöntemdir.

    Yetiştirme Teknikleri

    Toprak İsteği

  • Gül fazla seçici olmamakla beraber, en iyi bağ toprağı da denilen demiri bol hafif kırmızımsı,kumlu killi toprakta yetişir. Bakır toprakları sever. Fazla asitli,kireçli ve besin açısından zayıf topraklar gül yetiştirmek açısından uygun değildir. Bol gübre veya kompost kullanılarak böyle topraklarda da gül yetiştirmek mümkündür. Ağaç veya yüksek çalı bitkilerinin altlarına gül dikilmemelidir. Gölge olması bir yana, ağaç kökleri fidanların gelişmesine izin vermez.Daha önce gül yetişmiş topraklara veya eski gül fidanlarının yakınına yeni gül dikilmesi uygun değildir. Mecbur kalınırsa dikim çukuru biraz geniş ve derin açılır ve buradan çıkan toprak kullanılmaz. Bahçenin başka bir yerinden toprak getirilir. Eski toprak başka yerde rahatlıkla kullanılabilir.Ayrıca toprağın drenajlı olması gerekir. Su tutan yerlere gül dikilmez.

    Eski güllerin Yerinin Değişmesi

  • Bazen gölgede kaldığı için veya başka bir sebeple gül fidanının yerinin değiştirilmesi gerekir. Bitki 10 yaşında bile olsa bu mümkündür. Bu iş için en uygun zaman kasım-aralık aylarıdır. Böylece fidan bahar gelmeden yeni yerine alışma fırsatı bulur. Önce yeni çukur açılıp hazırlanır. Daha sonra sökülecek gülün dalları kısaltılır. Bitkinin etrafı köke zarar vermeden açılır. Çatal bel yardımıyla dikkatle yerinden oynatılır. Toprağıyla çıkarılırsa daha iyi olur. Vakit geçirilmeden yeni yerine dikilir ve bolca sulanır.

    Gübreleme

  • Aşırı besin tüketen bir bitki olduğu için toprağı her yıl gübrelenmelidir. Güllerin çevresi sonbaharda yanmış gübre ile tamamen örtülür. Bu suretle hem kökler soğuktan korunmuş olur hem de toprak besince zenginleşir.
  • - Fidanlar tomurcuk zamanı gübre şerbeti veya suni gül gübresi eritilmiş suyla arada bir sulandığı takdirde bol çiçek açar. Temmuz ayına kadar hiç olmazsa üç kez şerbet verilmelidir. Özellikle çiçekli dönemlerinin sonunda verilirse yeni tomurcuklar çıkarmakta gecikmeyecektir.

    Gülün dikimi

  • Az sayıda gül dikilecekse dikimden bir ay önce 40-50 cm. derinlik ve 50 cm. genişlikte çukurlar açılır.Çıkan toprağın üst kısmı bir tarafa,alt tabaka ise başka bir tarafa ayrılır. Çok sayıda fidan dikilecekse seçilen yer bolca yanmış gübreyle karıştırılıp,tarla usulü kazılır. Çukurlar daha sonra açılır. Buralardaki yabani otlar ve varsa iri taşlar temizlenir.Ayrılan üst tabaka toprak fidan başına bir kova yanmış gübreyle karıştırılır. Yoksa gül için hazırlanmış yavaş etkili bir suni gübre fidan başına bir avuç toprağa karıştırılır.
  • Çukura biraz gübreli toprak atılır. Fidan saksıdan toprağını dağıtmadan çıkarılır. Fidan çukura oturtulur. Gübreli toprakla çukur doldurulur.Yetmezse alt topraktan ilave edilir. Aşı yeri hafifçe örtülür. Toprak ayakla dikkatlice sıkıştırılır. Hemen sulanır.
  • Gül çıplak köklü dikilecekse açılan çukurun dibine gübreli topraktan bir tümsek yapılır. Köklerin ezik ve yaralı yerleri hafifçe budanır. Kökler yelpaze biçiminde tümseğe yayılır ve çukur dikkatle doldurulur. Sıkıştırılıp sulanır. Çıplak köklü güller mutlaka sonbaharda dikilmelidir. Kökleri sıcak tutmak için fidanın dibine biraz saman veya kuru yaprak örtülür.

    Budanması

  • Güller budandıkça gençleşir ve ömrü uzar. Her yıl budama yapılmalıdır.Bu pek zor değil ancak teknik gerektiren bir iştir. Gül budaması gülün cinsine göre farklılık gösterir.
  • Bahçe gülleri için en iyi budama zamanı, güllerin dinlenmeye girdiği sonbahar sonu ile kış bitimi arasındaki zamandır. Dinlenmeye giren gülde önce yapraklar azalır, kışı sert olan yerde tamamen dökülür, sürgün ve çiçek faaliyeti durur, bitki kışa dayanabilmek için hayatsal faaliyetlerini en alt düzeye indirir. Budama işlemi gözler uyanmadan, bitki aktif büyümeye başlamadan tamamlanmalıdır. İklimsel faktörler budama zamanını belirleyen temel faktörlerdir. Ilıman kış iklimine sahip olan yerlerde güller erken budanabilir. Erken budanan bitkilerin erken uyanacağı ve soğuklardan zarar görebileceği unutulmamalıdır. Geç budamalar ise, bitkide su yürümesi ve büyümenin başladığı döneme rastlar ve bu dönemde yapılacak budama bitkide güç kaybına neden olur.

    Sulama

  • Gül dayanıklı bir bitki olduğu için,fazla sulanmasa da kolay kurumaz. Ancak çiçekleri küçülür,yeni tomurcuk vermez. Bitki gelişemez. Yeni fideler düzenli sulanmaz ise kuruyabilir. Bol sulanan güller sürekli gelişir ve çiçeksiz kalmaz. Ancak dibinde su beklememelidir.
  • En ideal sulama için gül fidanının çevresi hafif çukurlaştırılır. Haftada 1-2 defa bu çukur suyla doldurulur. Sadece toprağı ıslatmak yetmez. Az ve sık sulamak zarar verir. Saksı gülleri daha sık sulanmalıdır.
  • Gül yetiştiriciliğinde en büyük sorunlar ‘Kök sürgün' ve ‘Bozuk baş' oluşumudur.

    Kök Sürgün

  • Güllerin genaratif gelişmeye başlaması gerekirken,vejatatif devrede kalarak yaprak açmaya devam etmesi, böylelikle sapın ucunda çiçek meydana gelmemesi olayıdır. Düşük sıcaklık,zayıf ışık intensitesi ve kuvvetli budama ile artış göstermektedir.

    Bozuk baş

  • Gül tomurcuklarının ortasındaki petallerin tam olarak gelişemeyerek yassı bir şekil almasıyla ortaya çıkar. Bozuk baş sorunu aynen kök sürgünü sorununda olduğu gibi düşük sıcaklık,zayıf ışık intensitesi ve kuvvetli budama ile artış göstermektedir.
  •  

    bahcenet

    Yorum beslemesine abone olun Yorumlar (0 gönderilen)

    toplam: | gösteriliyor:

    Yorum gönder

    • Kalın
    • Italik
    • Altı çizili
    • Alıntı

    Lütfen resimde gördüğünüz kodu girin:

    Captcha
    • Arkadaşına gönder Arkadaşına gönder
    • Sayfayı yazdır Sayfayı yazdır