Kalkan balığının kilosu 130 TL'ye yükseldi

Karadeniz'de son yıllarda az miktarda avlanan kalkan balığının kilogramı Sinop'ta 130 liraya kadar yükseldi. Karadeniz'de son yıllarda az miktarda avlanabilen kalkan balığı, tezgahlarda kilogramı 80 ila
...

Ege'nin en büyük tarım fuarı açılıyor

DENİZLİ'de bu yıl 13'üncüsü düzenlenen Tarım, Sera ve Hayvancılık Fuarı, 22-26 Şubat'ta EGS Park Fuar Merkezi'nde açılacak. Bu yıl 180 firmanın katılacağı belirtilen fuarı, 160
...
Anasayfa | KÜTÜPHANE | ÜYELERİMİZDEN | UPOV ve GDO İle İlgili

UPOV ve GDO İle İlgili

Bu konu tarihinde yayınlandı  3215 defa okundu 
Yazı ebatı: Decrease font Enlarge font
Doç. Dr. Enver DURMUSOGLU
Bir yandan yıllardır çiftçilerimizin kullandığı, doğal zenginliğimizden gelen ve sonra da yerel kaynaklarla geliştirilen ürünlerimiz, diğer yandan dışarıdan ithal edilen "tescilli" veya "GDO"lu ürünler...    Artık sadece dinleyici ve yazılanları okuyucu değil, kendi çeşitlerimizi ön plana çıkarmayı ve GDO'lu ürünleri tüketmek istemediğini haykıran bir taraf olduğumu belirtmek için yazıyorum...

Bu konuda tartışmalara bilimsel olarak ürettiğim veri sunamayacağım. Ancak biliyorum ki ille de bu konuda bilimsel araştırma yapıp da tartışmaya dahil olmaya gerek yok. Sadece taleplerimi ortaya koyarak tartışmaya katılmak istiyorum.   Ben Tarım İlaçları ile ağırlıkla da onların toksikolojileri ile ilgileniyorum. Bir yandan "bu ilaçların bilinçli ve kontrollü kullanımları halinde ŞİMDİLİK kullanımlarının gerekli olduğunu biliyor, araştırmalarımla bunu görüyor ve söylüyorum. Ancak diğer yandan alternatif yöntemlerin zararlılarla mücadelede değişik koşullarda başarılı bir şekilde kullanılabileceğini yine araştırmalarımla görüyor söylüyor ve GELECEKTE bu yöntemlerin tarım ilaçlarının yerini alması için çalışıyorum.   Niye anlattım bunları... Tarışmaya nasıl dahil olduğumu kendimce açıklayabilmek için...   Yenilik sadece BATI'dan gelmez. Bizler de yenilik üretmeden kendi alternatiflerimizi yaratmadan sadece tüketici konumunda olduğumuz sürece onların argümanlarıyla destekler veya karşı çıkarız.   Kendi çeşitlerimizi koruyalım (unutmayın gen kaynağı olarak sıkça bizim ürünlerimizden yararlanıyorlar). İthal tohumlardan GDO'dan gelecek "verim artışı, daha az ilaç tüketimi vs. vs." yerine bizi biz yapan kendi ürettiğimiz veya sahip olduğumuz değerlerimize sahip çıkalım, geliştirelim ve destekleyelim.   Kısacası, onların bize dayattıkları veya sunduklarıyla gelişip ilerleyeceğimize yani "tuttukları balıkları satın almaktansa" kendi ürettiklerimizle gelişip ilerleyelim yani "nasıl balık tuttuklarına bakıp mevcut bilgimizi geliştirerek küçük-büyük, az-çok demeden kendi yakalayabildiklerimizi tüketelim"   Yoksa daha çooook tartışır ama yine ilerleme kaydedemez ve yine onların sundukları veya dayattıkları ile yaşar bir süre sonra da tamamen muhtaç hale gelir ve lütfedip verirlerse beslenebilir ve yaşayabiliriz.   Unutmayalım, çok uzak geçmişte değil, Kendi ürettiği gıda ile kendini doyuran ve hatta fazlasını ihraç eden ülke konumundan, gıdasını ihtal eden ülke konumuna geldik. Gerçi ihracımız arttı diyenler olabilir ama bu durumun önce ithal edip yurda getirdiğimiz sonra da ihraç ettiğimiz ürünlerden kaynaklandığını göz ardı etmeyelim.   Saygı, sevgi ve selamlarımla.......  

Enver Durmusoglu  

 ------------------------------------------------
Doç.Dr. Enver DURMUSOGLU
Ege Universitesi Ziraat Fakültesi
Bitki Koruma Bölümü
35100 Bornova-Izmir   Tel.: (232) 3884000 Dahili: 2663
Fax: (232) 3744848

Yorum beslemesine abone olun Yorumlar (0 gönderilen)

toplam: | gösteriliyor:

Yorum gönder

  • Kalın
  • Italik
  • Altı çizili
  • Alıntı

Lütfen resimde gördüğünüz kodu girin:

Captcha
  • Arkadaşına gönder Arkadaşına gönder
  • Sayfayı yazdır Sayfayı yazdır