GDO’lu ürünlere neden hala izin veriliyor!

Son günlerde Biyogüvenlik Kurulunun, genetiği değiştirilmiş organizmalı (GDO, transgenik – biyotek ürünler) 8 genotipe ithalat için izin vermesi üzerine, medyada farklı başlıklar dolaşmaya başladı. Yazılı
...

Zirai Dona Karşı Tarım Sigortası Uyarısı

Tokat'ta meyve bahçesi olan üreticiler gece ve gündüz arasındaki ısı farkının çok olmasından dolayı zirai don endişesi yaşarken, uzmanlar çiftçileri... Tokat'ta meyve bahçesi olan üreticiler gece
...
Anasayfa | KÜTÜPHANE | ÜYELERİMİZDEN | Sis, Çise ve Otçu Göçü: Kazıkbeli

Sis, Çise ve Otçu Göçü: Kazıkbeli

Bu konu tarihinde yayınlandı  2752 defa okundu 
Yazı ebatı: Decrease font Enlarge font

kazikbeli.jpgKazıkbeli düzünde horon oynamak isteyen insanların coşkuyla toplandığı muhteşem bir insan selinin arasında, yöresel ve modern kıyafetlerin birbirine karıştığı, birbiriyle yarıştığı bir renk cümbüşünün güzelliklerini yaşadık yine bu yıl ki şenliklerimizde, gelenekselden evrensele...

Üç tane güzide ilimizin en seçkin insanlarını, yaylacılarını ağırladı bir kez daha Kazıkbeli. Sanki ibadet ediyormuşçasına derin bir tevazu içinde horon tepen gençler, tarihi otçu göçlerini tekrar yaşıyor gibiydiler.
Şenlikten bir gün öncesi hava pırıl pırıl, sıcacık, insanların içleri kıpır kıpırdı. Bir gün sonraki şenliklerin heyecanı sarmıştı her tarafı. Sahil kasabalarından kalkan araçlar neredeyse her on dakikada bir kornalarıyla etrafı çınlatarak giriyordu Kazıkbeli Yaylası’na. Her şey mükemmel, herkes hazırdı bir gün sonraki şenliklere. Ve akşam saatlerinde başlayıp gece yarılarına kadar süren, kemençenin kıvrak ve sihirli nağmelerine eşlik eden bir büyük, bir mükemmel horon halkası vardı görülmeye değer.
Böyle bir atmosferle şenlikten önceki gün tamamlanmıştı.
İkinci gün sabah erken saatlerde taşıt gürültüleri arasında uyandık uykumuzdan. Saat 05.00 sularında başlayan bir araç akını vardı Kazıkbeli’ne. Araçların kaldırdığı toz gökyüzünde adeta bir bulut kümesi oluşturuyordu. Kazıkbeli yolu sanki Türkiye’nin en işlek yollarından birine dönüşmüştü. Ancak bir gün öncesinin o pırıl pırıl berrak havası gitmiş, yerine insanın içini karartan, insanı bunaltan sis ve bulut kaplamıştı her tarafı. Ama “Otçu Göçü” nü yaşamak isteyen insanlar için ne kurşun renkli yağmur bulutlarının ne de siyah tül rengindeki sisin hiçbir önemi yoktu. Çünkü bu ihtişamlı kalabalıklar bir kültürün derinliklerini yaşamak istiyorlardı. Nitekim de organizasyondaki tüm olumsuzluklara inat, o güzel insanlar Kazıkbeli’ni horonlarıyla, kıyafetleriyle, hepsinden önemlisi kemençenin ince, kıvrak ve sihirli nağmeleriyle şenlendiriyorlardı.
Saat 15.00 sularında sis Kazıkbeli’ni bir şal edasıyla sarıp sarmalamaya başlamıştı. Bir zaman sonra çisesini o muhteşem kalabalığın üstüne inceden inceye dökmeye başladı. Ama horondaki binlerin hiç de umurunda değildi sis ve çise. Onlar “Otçu Göçü” ne inanmış, anlamını kavramış, horonu yaşamak için gelmişlerdi çünkü. Sisle, çiseyle birlikte saatlerce horon tepiyorlar, adeta sise, çiseye horon teptiriyorlardı Kazıkbeli Yaylası’nda.
Böyle muhteşem bir kültürün derin geleneklerinin içinden gelen, bu kültürü yaşamak ve yaşatmak için kendini ortaya koyan o güzel insanlara ne mutlu.
Gelecek yıllarda çok daha güzel, çok daha özgün ve özel, çok daha muhteşem “Otçu Göçü Şenlikleri” dileklerimle…
Not: Bu yazımı kaleme alırken bir yandan da TV ekranlarından Sis Dağı Şenliklerini izledim. Gerçekten çok güzel bir organizasyon. Böyle bir organizasyona imza atan Geyikli Belediye Başkanı’nı tebrik ediyorum.

Temel GÜNDOĞDU

Yorum beslemesine abone olun Yorumlar (0 gönderilen)

toplam: | gösteriliyor:

Yorum gönder

  • Kalın
  • Italik
  • Altı çizili
  • Alıntı

Lütfen resimde gördüğünüz kodu girin:

Captcha
  • Arkadaşına gönder Arkadaşına gönder
  • Sayfayı yazdır Sayfayı yazdır